DOĞUNUN YÜKSELEN GÜNEŞİ DOĞUBAYAZIT
 
AnasayfaPortalTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ehmede Xani'nin Hayatı ve Eserleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
eaSTBazid
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 24/05/09
Yaş : 26
Nerden : Güneşin İlk Doğdugu Yer Doğubayazıt

MesajKonu: Ehmede Xani'nin Hayatı ve Eserleri   Çarş. Ağus. 26, 2009 6:46 pm

Ehmedi Xani’nin doğum tarihi,kendi eseriolan Mem Ü Zin de gösterilmiştir.Hicri 1061(m.s.1651) tarihinde doğmuştur.BabasıŞeyh Elyas, dedesi Eyaz, büyük dedeside Rüstem’dir. Xani, onun soyadı gibidir.Bu iki nedenden kaynaklanmaktadır. Biri yerleşim alanı bağımlılığı diğeri de mensup olduğu aşirettir. Xani aşiretine mensup olan Ehmed’in şöhreti olunca Xanisoyadıyla anıldı.

M.S. 1460-1465 Tarihlerinde Doğubayazıt yöresine Hakkari aşiretlerindenPınyaşiler ve Xani aşiretlerinden halkı getirip yerleştirirler.Bugün Beyazıtyerleşik halkının ismi Pinyaşiler(planşi)dir. Xani aşireti daha küçüktür.Doğumyeri Doğubayazıttır. Buralı olduğu içinde eserlerinde ''ben Beyazıt’ta doğdum''ifadesini kullanmadığını düşünüyoruz. Babası Şeyh Elyas, Kızıldıze (kırmızıkale- ortadirek) köyünde kadılık görevinde bulunmuştur. Kızıldıze tarihi kervanyolunun İran’a açılan son kapısıdır.Buradan geçen kervanlardan alınan baç(haraç,gümrük harcı)ile İshak Paşa Sarayının inşaat finansmanı sağlanmıştır.Bugün Kızıldize’nin temelleri harabe şeklindedir. Köyün eski mezarlığına Xanimezarlığı denmektedir.Civar köylerde de Pınyaşiler hakimdir.

Xani ilk okumaya aile içinde babası İlyas’tan hukuk kuralları ilim kaynaklıbilgilerle okumaya başladı.Bir yönünü okula ,bir yönünü de divana vererek eğitimini yapması sağlanıyor. Okulda bilim, divanda yaşam derslerinde büyüdükçeokuma düzeyi de yükseliyor. Feqilik derslerinde Arapça öğrenir. O dönemde imkanıolanlar yüksek öğrenimlerini feqi okullarında yaparlardı. Xani için bu imkanlaroluşur. Beyazıt’taki Muradiye medresesine gider. Bir süre sonra Beyazıt ve çevresindeki tüm camileri gezer.Daha sonra Ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim görür. Botan ve Mezapotamya da devam eder öğrenimine. Bağdat, Şam, Halepve İran medreselerinde uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşadı. Kabe’yi tavaf ettiği ,Mısıra gittiği yazdığı eserinin içeriğinde açıkça görülmektedir. Bilhassa Suriye medreselerindeAntik Yunan felsefesini,Mezopotamya ve İranmedreselerinde de tasavvufu (İslam felsefesini)astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrenmiştir. Bunun yanında, buralarda Feqiye Teyrana, Ehmedi Ciziri’yeHipokrat’a, Platon’u, Aristo’yu Farabi’yi, Şahabettin Sühreverdi’yi, MühyettinArabi’yi, Ali Heriri’yi, Firdevsi’yi, Ömer Hayyam’ı, Nizami’yi ve bir çok ilimadamlarını öğrendi. Her yerde isim yapmış alimlerle araştırır ilmi ve bilimi daha da ilerletmek için onların yanında diplomasını aldıktan sonra Beyazıt’a eğitim vermeye çalışır. Halk içerisinde otorite ve saygınlığı vardı. Toplum içinde iki yeri vardı. Biri ilim ,diğeri de misafirperverliği, mertliği vedindarlığıydı. Söz ve maneviyatı herkesin üzerinde derin etkiler bırakıyordu.

Xani, İshakpaşa Sarayının temeli atılırken (1674) dua okumuştur. Beyazıt BeyiMir Mehemmed’dir.Daha sonra Beyazıt’ta Muradiye Camii’nde imamlık yapmıştır.MirMehemmed’e divan katipliğinde bulunmuştur.Onunla yakınlığını,ona sevgisini birşiirinde ifade etmiştir,ölümüne dair üzüntüsünü belgelemiştir.Mir adına İran sınır Serdar’ı ile alınan karara imza atmıştır.

Ehmed-i Xani’nin siyasi özlemi, düşünceleri açıktır ki o dönemin genelatmosferinden doğmuştur. Bu dönemde, Kürt düşün hayatının geri olduğu açık. Ancak bu, Kürt düşünce ve edebiyat mirasının hiç olmadığı anlamına gelmiyordu.Önemli bir düşünce ve edebiyat mirasına sahipti. Fakat bu Kürtlerin sosyo-ekonomikkoşullarından dolayı yaygınlık kazanamamıştı. Çok dar sınırlar içinde düşüne hapsolmuştu. Bu, bir idari yaptırımdan çok sosyal ve kültürel nedenlerdenkaynaklanıyordu. Xani daha çok birlik ve ittifak parolalarını kullanarak sesiniyükseltiyor, Kürtlerin kendi aralarındaki çelişkilerine de dikkat çekiyordu.Butür şartlar altında Beyler Xani’yi anlayamadılar.Kısaca bu modern düşüncelerpratikleşmeyip sonrasız kaldı.

Ehmed-i Xani’nin en önemli yönü, yurtsever ve halkçı oluşudur. O aslındaaydınlanmanın öncüsü sayılır. Birçok aşirete bölünmüşlük kendisi için en temelsorundur. Denilebilinir ki, tüm düşüncelerinde ana tema budur. Bu nedenle Kürtlerin birliği, Kürtlerin diğer halklar gibi özgür yaşaması, Kürt kültürü vedilinin özgürce gelişmesi için feryat eder. Tüm bunları sağlamanın yolunun çağdaş bir millet olmaktan geçtiğine inanır. Kürtlerin aslında hiçbir yönü ilekomşu halklardan geri olmadığını yalnızca birlik ve iyi yöneticilerden yoksunolduğunu savunur. Bu nedenle şiirlerinde komşu halkların sanatıyla dilleriyleyarışır ve bununla Kürtlerin sahip olduğu yeri dile getirir. Ancak Xani’de başkahalkları karşısına alan bir milliyetçiliğe rastlanmaz. Tam tersine Xani hepeşitliği gösterir. Komşu halkların kültürel, tarihsel, dinsel yakınlıklarını kardeşlik olarak görür. Kimi şiirlerinde her bir mısrasını ayrı bir dilde(Kürtçe, Farsça, Türkçe, Arapça) ifadelendirdiği dörtlüklerde sembolize eder.

Xani aynı zamanda iyi bir eğitmen ve dil uzmanıdır. Dönemin felsefi, teolojik veedebiyat bilgilerini iyi özümsediği ve bu yönüyle yetkinleştiği anlaşılıyor. Ayrıca Kürtçe ile birlikte Arapça, Farsça ve Osmanlıca’ya oldukça hâkim olduğubiliniyor. Şiirlerindeki derin kültürel birikim ve bilgi hayranlık uyandıracakdüzeydedir. Mem û Zin adlı temel yapıtında her olayı ele alışı derin birçözümleme biçimindedir. Anlatımda vecizidir. Musa’dan Xaniye, Davuttan Aristo veEflatuna ve daha birçok büyük şahsiyetten etkilenme düşünceler ortaya koyar. Xani bu birikimini 4 ayrıdilde dile getirir. Kültürel birikimi söz konusudilleri yetkince kullanmasına dillere hakimiyeti de birikimin sistemleşmesineyol açmaktadır. Xani'nin Kürtçe'yi kullanması olağanüstüdür. İşte bu nedenleKürt çocuklarına çok kolay bir şekilde Arapçayı yani İslam dilini öğretir. Çokpratik ve halkın kavrayabileceği metotlar geliştirir. Xani'nin özellikleçocuklara dönük olması da anlamlıdır, 'Nûbara Pıçukan' adlı eserinde ‘'ne jı boysahip rewacan,belki jı boy pıçuked kurmancan' derken esasında üst zümrelerekarşı halkın yanında olduğunu ifade eder. Ama halk eğitimsiz ve sahipsiz olduğundan halk çocuklarının aydınlatılıp geleceğe muktedir olmalarını amaçlar.


İlahiyat konusunda Xani’nin ifade ettikleri çok önemlidir. Her şeyden önce dinkonusunda derin bir eğitime, birikim ve bakışa sahip olduğu anlaşılıyor., Sevgi,aşk, insan ve insan ilişkilerinde tasavvufi bir bakış söz konusudur. İnsanıyücelten, insan ilişkilerini bilgi ve sevgi üzerine kurgulayan bir bakışı vardır. Ancak İslam’ın değişik yorumları ve İslam’a dönük felsefi yorumlar konusunda da bir tartışma içerisindedir. Kişisel yazgı(Kader) konusunda Mutezilecilerle çatışır ve düşüncelerinde ‘iman’ın daha ağırlıklı bir yer tutmasına karşın, toplumsal kaderin tayininde(toplumsal sorunların çözümünde)oldukça akılcı eleştirirle ve çözüm önerilerine sahiptir. Burada kaderciliği
sorguluyor, toplumsal sorunları çözümsüz bırakan yöneticileri, yönetim biçimlerini aşiretçiliği suçlar. Çözümü bilimle, edebiyatla, felsefe ile aydınlanmış gelecek kuşaklarda arar. Bu yönüyle Xani’nin düşünceleri ‘İslamfelsefecileri’nin dile getirdikleri ile irdelenmeleridir.

Ayrıca Xani'nin felsefe tarihi, dinler tarihi, Kürt edebiyatı, folklor ve tarihikonusunda derin birikimi kadar özgün düşünceleri de vardır. Tüm bunların tek tekve genişçe ele alınması gerekiyor ve bunların akademik çerçevede ele alınmalarının zamanı gelmiştir. Demokrasi mücadelesi içerisinde büyüyen genç kuşakların buna artık ciddi eğileceğine inanıyoruz. Kuşkusuz Xani hakkında çokşey yazılmış ve söylenmiştir, Xani'nin Kürt medreseleri içerisindeki yerine ilişkin olarak şu söylenebilinir; Xani günümüz aydınlatılmış kuşakları için
başka,Kürt demokrasi mücadelesi için başlamadığı dönemde Medrese de okuyanlariçin başka biridir. Yeni kuşaklar Xani'yi Tarihleri, Edebiyatları ile birlikteöğrendiler. Eski kuşak ise Xani'yi bir öğretmen büyük bir âlim olarak hepokudular ve bir çok şeyde onu örnek almaya çalıştılar. Modern bilim okullarındabatılı bilim adamları neyse bizler içinde Xani oydu. Hatta Xani,bize dahayakındır. Biliniyor, İsmail Beşikçi medrese kökenli meleleri 'Kürdistan'ın ilkaydınları' olarak belirtir. Bunda doğruluk payı büyüktür. Zira medrese de Xani'yi, Ciziri'yi, Fekiyê Teyranê'yi özümseyen herkes biraz doğal yurtseverdi.Bunu da ötesinde daha geniş bir bakış açısına İslami daha barışçıl adiline vetutucu olmayan bir şekilde anlamaya çalışırdı. Kendini dünya'ya kapalı tutmazyeni düşüncelere açık olurlardı. Nitekim melelerin toplumsal olaylarda öneçıkmasında Xani'nin rolü çok büyüktür. Medreselerin rolü dini eğitim verme ilesınırlı değildi. Dini eğitimi kadar Farsça Arapça din dersleri tarih hukuk edebiyat, Geometri, Astronomi ve bunun gibi konularda da İslami bakış dahilindeeğitim verilirdi. Bu eğitimi alanlar mele olurlardı. Meleler de sanıldığı gibiyalnızca dini konularda öncülük eden kişiler değillerdi. Onlar bulundukları yerleşim bölgelerinde halkın tüm sorunlarının çözümünü üstlenirlerdi ve bu yönüile halk içerisinde otorite olarak kabul edilirlerdi. Özellikle Kürt mirliklerinin 19. YY dan başlayarak ortadan kaldırılması ve Kürt toplumunun örgütsüzleştirilmesi ile birlikte Kürt medreselerinin bu boşluğu kısmen de olsadoldurmaya çalışması birazda yukarıda belirtilen geleneğin etkisiyledir.

Yani Ehmedê Xani gibi büyük Kürt bilginlerinin rolü belirleyici olmuştur. Ayrıcabelirtmek gerekiyor ki Xani en kritik süreçlerde bile bir ışık olarak hepaydınlatıcı olmuştur.

Firdefsi İran'lılar, Eflatun Yunanlılar, Rustavelli Gürciler için ne dereceanlamlıysa Xani'de Kürtler için o derecede onurdur. İnsanoğlu, toplu yaşamageçtiğinden beri birçok önder kişilikler yetiştirmiştir. Bir kısmını ilahi gücüntemsilcisi Peygamber, bir kısmına iradenin yetiştiricisi bilgin, alim ve bilgederiz. Yazı ile belgeli büyüklerimizden platon (Eflaton) "adaleti toplumdakorumanın ilk tezlerini üretendir. O, günün ve mekanın gerçeği sınıflara ayrıayrı haklar bahşetmek, korumasını devlet denen en üst kuruma vermek düşüncesindeydi. "Devlet zayıfın korunması için gereklidir" savındaydı. Onuntalebesi Büykü İskender'in hocası Aristo Tales ise çağın felsefesini kurmuştur.Onu İslam atmosferinde yorumlayan İslam bilginleri onu ilk öğretmen bildler veona "birinci öğretmen' dediler.

İslam inancını dıştalamadan felsefeyi, düşünceyi yeni yorum ile tasavvuf yolunuöğütlediler. "İnsan iradesi, Kâinatın efendisidir" tezini yerleştirdiler. Kurcusu Farabi'dir. Abbasi halifeliğinin icrasının tek kişilikte değil bir kurulile yönetilmesi gerektiğini, yönetici kurumun seçim ile oluşmasının ve yöneticilerin vasıf kriterlerini belirtmiştir. Toplumların uygarlaşmasının ortamve yönetimini bilimsel şeklinde formüle etmiştir. İslam bilim dünyası ona "ikinci öğretmen" demiştir.

Her iki öğretmenin mirasçısı Xani'dir. Xani otoritenin hukuk ile evlenerek,onunla yekvücut olmasını kaydetmiştir. Hukuklu otoritede birey, aydınlanıp özgürleşmelidir. Birey özgürlüğü, iradenin özgürlüğüne denkleşmelidir. Özgürlükçü hukuk devletini ilk kurgulayandır. Diğer bir değiş ile Demokratik hukuk devleti veya toplumunu irade etmiş ve bunu destanlaştırmıştır. Onun içinXani'ye "üçüncü öğretmen deniliyor" Birinci öğretmen Aristo Yunan ikinciöğretmen Farabi Türk, Üçüncü Öğretmen Xani Kürt soyludur. Aristo Evrenselleşti,Farabi bilim çevrelerince dar sınırda bilindi, Xani ise gömüdeki hazineler gibibilinmeyenlik zırhında saklı kaldı.

Ama bu gün Mem ve Zin'ler Xani'ye sahip çıkma çabasındadırlar. Öyle inanıyoruzki Filozof Xani hak ettiği yere gelecektir. Vefatı Kürt yazar AlaattinSeccadi'nin Mejuyi Edebi Kurdi (Kürt Edebiyat Tarihi) eserine göre MS. 1706 yada1707 dir.



En son ßn.Altun tarafından Perş. Ağus. 27, 2009 2:23 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bazid.forumdizini.com
eaSTBazid
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 24/05/09
Yaş : 26
Nerden : Güneşin İlk Doğdugu Yer Doğubayazıt

MesajKonu: Eserleri   Çarş. Ağus. 26, 2009 6:47 pm

Eserleri

Filozof Xani,ardında birçok eser bırakmıştır. Bunlar önemli ve edebiyat tarihinde paha biçilmez bir değere sahiptir. Bilinen üç eserin dışında 74 şiiri tespitlidir.

Yazılmamış divanı da yazılacaktır.Coğrafya ve Astronomi ile ilgili Erde Xweda adlı eserinin var olduğu yaygın bir kanıdır.Bilinen eserlerinde önce Nûbahar'a Biçukan (Çocuklar için ilk meyveler-1683-),sonra Aqida İmanı (İmanın Şartları-1687-) ve 1695’te şaheseri olan Mem û Zin’i (Onlar Destan’ı) bitirmiştir.Xani’nin eserleri okunup incelendiğinde ortaya üç sonuç çıkmaktadır;
Birincisi; Xani,Kürtçenin yanı sıra Arapça,Farsça ve Türkçeye de hakim olmasına karşın,edebiyat metinlerini yalnızca Kürtçe yazmıştır. İkincisi; bir filozof,düşünür olarak Xani,yazılarını,halkı adına düşüncelerini yaymanın bir yolu olarak kullanmıştır.Üçünçüsü olarak da Xani,bütün yazılarında öncü,yetenekli ve yaratıcı bir şair ve yazar kimliğini birleştirmektedir.Xani’yi daha iyi anlamak için paha biçilmez değerdeki üç eseriyle ilgili özet görüşlerimizi şöyle belirtebiliriz:

NûBARA BİÇUKAN (1683) Bu kitap, Xani’nin masum biçimde yazdığı Arapça-Kürtçe bir sözlüktür. Nubar, çeşitli şiirsel uyaklar ve ritimlerle yazılmış, 14 bölümden oluşmaktadır.Her bölüm öğrenmenin ve dürüstlüğün yararları,öğretmenlerin görevleri,sabırlı olma,mücadele,bilgiyi pratikle bütünleştirme ve daha bir çok başka konuda içten bir öğütle başlar.Nubar Kürt dil tarihindeki ilk sözlüktür.Ondan önce başka bir Kürt sözlüğü yoktur.Bu Xani’nin Kürt diline büyük bir önem verdiğinin ve bu dilin gelişmesi için uğraştığının açık bir kanıtıdır.
Xani,Kürt diline büyük bir önem vermesine rağmen,ona hizmette bir dilbilimci olarak değil bir düşünür olarak rol oynadı.O,dilin bir ulusun varlığını oluşturan en temel unsurlardan biri olduğunu savundu.Bu nedenle o,dili geliştirme görevini yurtsever bir görev olarak görüyordu.Daha sonra Mem u Zin’de Xani bu görevi kapsamlı bir şekilde gerçekleştirme imkanını buldu.Ayrıca Xani halkına yöneliyor. Nubar’la yazılarını,politik düşüncelerini yaymanın bir aracı olarak kullanmak istediği izlenimini veriyor.Xani bu eserin yazılış amacını da şöyle belirtiyor’´Bu sözlük Kürt çocukları için örülmüştür.Kürt çocukları ilmi öğrendiklerinde,okuduklarında zorluklarla karşılaşmasınlar diye çıkarttım.’der.Burdanda Xani’nin Nubar’ı yazmakla öğrencilerin çoğunlukla Arapça olan dersleri öğrenmelerine yardımcı olmak istemiştir.Genç kuşaklarına güven duyuyordu ve onların yöneticilerle toprak sahiplerinin değil halkın umudu olacaklarına inanıyordu.Savunduğu görüşlerin gerçekleşmesi için kendi kuşağını değersiz bulan Xani ,bu nedenle eserini umut bağladığı çocuklara adadı. Bir de Xani,eğitim ve öğretimin ‘beyin kapısının kilitlerini açmak’, halkını derinden etkileyeceği ve onları kurtuluşa götürecek yolları aramaya teşvik edeceğinin bilincindeydi.NubaharKürtçe anlamlarıyla birlikte 954 Arapça sözcük içermektedir.Xani bu sözcükleri yaşamın ve bilginin çeşitli alanlarından derlemiştir.

EQİDA İMANE(1687) Eqida İmanê (İmanınŞartları)Xani’in İslam’ın temellerinden söz ettiği,insanlara tapınmayı ve dinkonularını Kürt dilinde açıklamaya çalıştığı,73 beyitten oluşan uyaklı bir dinikitaptır.Bu kitabın önemi;Kürtçe yazılmış olmasıdır.İbnül Esir,İbni Xalikan,EbulFida ,v.b. gibi birçok ünlü Kürt din adamı ve bilgini daha önceleri eserleriniArapça yada Farsça yazmışlardı.Xani ikinci eserini 1687 tarihinde gençlere yönelik olarak yazıyor.Xani ,bueserinde kararlı ve inançlı bir gençlik yetiştirmeninyöntemlerini belirliyorkısaca."Birey tarihini ,kültürünü ,edebiyatını,doğasını ve yöresini bilmeli ,doğrulara yandaş olmalı,köleliği reddetmeli ve hür iradeyi esas almalı"diyor.Xani ,bu eserinde hedefe kilitlenmenin ve bunun pratiğini yapmanın yol veyöntemlerini anlatıyor.Kısaca, gençleri eğitmek ve belli bir hedefe yönlendrmekistiyor.Yaşadığımız topraklarda tarihsel süreç içerisinde dil ve kültür yine gelenek vegöreneklere büyük ölçüde Arapça egemen kılındı.Bu yayılmacılık halkların dil,kültür ve yaşamlarını o kadar etkilediki,neredeyse yaşamın rengi soldu.İştebu gerçeklik göz önünde bulundurulduğunda Xani’in İslam’ın temellerini Kürtçeaçıklamasının ne denli cesurca bir tutum olduğu anlaşılmaktadır.Xani İslam’ınöğretilerini açıklamasının yanı sıra,Kürt dilini de geliştirdi ve onu din eğitiminde kullanılabilecek bir dile dönüştürdü.Ayrıca din konularının Kürtçe deyazılabileceği konusunda insanları ikna ederek onlara bunun günah yada kusur olmadığını gösterdi.

MEM U ZİN (1695)Kürt dili ve sınırları dışında en çok tanınan, benimsenen bir kitaptır. Edebiyat dünyasında seçkin bir yeri vardır.Büyük bir onura sahiptir. Kürt halkının kültür, edebiyat ve düşün dünyasını dünyanın diğer halklarına tanıtan bir eserdir. Bu nedenle, E.Xani Kürtlertarafından ulusal bir şair ve düşünür olarak tanınmış, büyük bir itibar görmüştür. Dr. İzzeddin Resulü bu konuda şöyle yazmaktadır ‘ Şimdiye kadar O’nunhakkında yeterince araştırma yapılmasa da O’na duyulan ilgi, hiçbir Kürt yazarınulaşamadığı bir boyutta yoğunlaşmıştır.Celadet Ali Bedirxan buna ‘MilletimizinKitabı ‘ diyor. Bir aşk destanı olarak çok güzeldir. Gerçekte ise bir aşk destanından çok ötedir. Ulusalcı içeriği, felsefi, tarihi, sosyal, dinsel ve sanatsal estetiğiyle bir manifesto niteliğindedir. Ayrıca destan kusursuz birşekilde, düşünce, hayal ürünü ve öğretilerini içerecek bir çerçeveye dönüştürmüştür. Din eğitimi görenlerin, molla ve feqilerin dini ve millidüşüncelerini harmanlayıp, din ve milliyetçiliği birleştiren Ehmed-i Xani dir. O zaman Osmanlı ve İran egemenliğinden kurtulmanın ideolojisini sunmayı amaçlıyordu. M.V. BRUİNESSEN in E. Xani yi ve Mem u Zin’i Kürt yurtseverliğinin ve milliyetçiliğinin babası olarak nitelendirmesinin doğruluk derecesi vardır.Mem ü Zin eseri çok iyi incelendiğinde tüm mısralarının sayısal temelini on olarak seçiyor.Tam mısraların hece sayısı 10 dur. Destandaki kahramanların adedide ondur.(Zeydin Bey-Siti-Zin-Gurgin-Heyzebun-Bekir-Tacdin-Çeko Arif ve Mem)Xani,Mem ü Zin destanına ‘Onlar Bestesi’ diyor.’ Sanmasınlar biz suskunuz, uykudayız Onlar bestesini öğrenen, çoşup haykıranız’’Xani, Mem u Zin Diriliş ve Onlar destanında simge kahramanları renklerle,mücevherlerle ve bakire iki güzel Siti ve Zin’de gerçekleştiriyor. Xani ye göreotoriteye adalet gereklidir. Siti adalet(hukuk), Zin ise hürriyet anlamındadır.Mem halk, Tacdin baş, irade gibi algılanırken Arif ve Çeko da halkınkurumlarıdır. Tacdin, Mem ve Arif ile Çeko da bir bedenin başı kolları vebedenidirler. Arif daha çok danışman, divan görevi, bilgili, rehber Çeko isegüvenlik gücü, askeri güç konumundadır. Ve bunlar saray dışındadır. Dadı, Sitive Zin in eğitmendir. Heyzebun devrana göre mevcut otorite aydını, çizeridir.Beko ortalığı karıştıran, fesat, kötülük görevini yaparken, Gurgin de sarayotoritesi olan Zeydin Bey in oğludur. Tacdin ve Mem yanlısıdır. Zeydin Bey sarayotoritesidir. Zin ve Sitinin kardeşidir.Destanda talepkar Memo’dur, yani halk.Güç, otorite(Tacdin) karşısında zorlanan bey, Rıza ve onay vermiştir. Tümbunları derinlemesine düşündüğümüzde ’Demokratik Hukuk Devleti’ talebinin ifadesini ilk tasarlayan Xani dir,diyoruz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bazid.forumdizini.com
 
Ehmede Xani'nin Hayatı ve Eserleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» hakkı bulutun hayatı
» Nuri Abaç
» carmeni ölümsüzleştiren çingene kızı gerçek kişimiydi ?(alıntıdır)
» Tolstoyun Hayatı
» melikşah'ın hayatı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bazid Forum Dizini Portal u Forum :: (¯`•._.•Kültür, Sanat, Edebiyat,Tarih•._.•´¯) :: Edebiyat Bölümü :: Filozoflar-
Buraya geçin: