DOĞUNUN YÜKSELEN GÜNEŞİ DOĞUBAYAZIT
 
AnasayfaPortalTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Musa Anter - Apé Musa

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
eaSTBazid
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 24/05/09
Yaş : 27
Nerden : Güneşin İlk Doğdugu Yer Doğubayazıt

MesajKonu: Musa Anter - Apé Musa   Çarş. Ağus. 26, 2009 6:53 pm

Türkiye'nin 55 yıllık girdisinin, çıktısının yeminli, canlı bir şahidiyim. 'Hem yalnız şahidi mi?' Değil!.. Şanığıyım, mahkumuyum ve davacısıyım."

"Ez şahidê zindî û sondxwarî yê tengasiyên Tirkiyê yê 55 sala me. Gelo Ez tenê şahidim? Na! Ez her wiha mehkûm, bersuç û dozdarê Tirkiyê me.


Feyzimiz Nil gibidir, biz Dicle ve Fıratız
Musa Antere gazeteci diyorlar, yalan diyorum. Anterin gazeteciliği kadar Kürdoloğu var. Kürdolog diyorlar, yalan diyorum. Anterin gözardı edilmeyecek tarihçi yanı bir sütun gibi durur karşımda. Kürt tarihinin 70 yıllık canlı tanığı ve sanığıydı Anter. Tanık katledildi. Sanık hâlâ yargılanıyor. Birçok ismi vardı Anterin. Herkes Apê Musa, diye biliyor. Kek Musa diyenler, Seyda Musa diyenler, Memoste Musa diyenler, Heval Musa diyenler, Bıra Musa diyenlere ne demeli?

Anterin dünyası

Musa Anter 1918 yılında doğdu. Kendi deyimiyle; Kürdistan Türkiyenin en geri bölgesidir; Mardin Kürdistan�ın en geri ilidir; Nusaybin Mardinin en dertli ilçesidir; Stêlîe, Nusaybin�in en fakir nahiyesidir; Zıvıngê, Stêlîenin en geri kalmış köyüdür.
İşte Anter bu köyün iki nolu mağarasında dünyaya gelir. Bu köy Anterin dünyasıdır. Köyde su yoktur, ancak kış geldiğinde yağmur suları sarınçlara dolar yaz boyunca bu su içilirdi. Anter büyüdükçe isyanı artar. Cumhuriyet her köşeye bir jandarma koymuştur. Anterin babası erken öldüğünden annesi bir yerde köyün muhtarı gibidir. Köye memurlar, tahsildarlar gelmektedir. Fakat bu tahsildarların konuştuğu dili kimse bilmemektedir. Hele hele jandarma geldimi, kimse onların ne istediğini dahi anlıyamazdı. Anterin annesi bu durum karşısında çareyi oğlunu okutmakta bulur. Anter bilge anasının sözüne uyar 1927 senesinde Kercavsa bugünkü adıyla Gercüşe okumaya gelir. Okul müdürü Anteri misafir talebe olarak kabul eder. Okul kapanınca, Anter köyüne döner. Bildiği birkaç Türkçe kelime annesi için koca mushaflara eşdeğerdir. Buna en çok annesi sevinir. Çünkü oğlu Türkçe öğrenmiştir ve yaz boyunca jandarmadan azar işitmeyecektir.
Genç Cumhuriyet ise varlığını bölgede hisettirmeye çalışmaktadır. Yatılı okullara ağırlık verilir ilkin. Laikliği getireceğim diyerek medreseleri kapatarak, önce cılız da olsa Arapça Kürtçe olan eğitim, yerini Türkçe- Arapçaya bırakır. Devletin dili olan Türkçe, Allahın dili olan Arapça ile mükemmel bir birlik sağlar! Yatılı okullardan biri de Mardinde açılır. Anter bu okulun ilk öğrencilerindendir. Bu okullar Anter�in deyimiyle, Aşiret Mekteplerinin devamıydılar.
Anter bu okulda beş yıl okur. Anter ilkokuldayken babasını yitirir. Zaten Musa Anter gözlerini dünyaya açtığından itibaren babası hep hastadır, yerdedir. Kendisine Sen bugünkü politik ve edebi hüviyetini nerden aldın diye sorduklarında, Anter, Okur yazar olmayan annemden aldım� derdi. Mardin�den sonra Musa Anteri Adana beklemektedir. Yaş 14tür. Adana Musa Anter için bugüne kadar gördüğü en büyük şehirdir. Anter burada orta ve liseye başlar.
Adana�da öğrenciler üçe ayrılır: Görür; gündüzlü, yatılı ve parasız yatılı... Gündüzlüler Adana, paralı yatılılar, civar vilayetler, parasız yatılılar Kürt illerinden, Suriye, Hatay ve Afganistan�dan gelenlerdir. Yıl 1938�dir. Türkiye�nin �Hatay bizim�, Suriyenin Hatay Türkiyenin değil bizimdir iddialarının yoğunluk kazandığı bir ortam vardır ve Dersimde, Kutu deresinden su yerine kanın geldiği haberleri dilden dile yayılmaktadır.
1941 yılına kadar Anter Adanadadır. Bundan sonra İstanbul yılları başlayacaktır. İstanbul, Adana - Mardin kadardır. Anter İstanbulda felsefe öğrenimine başlar. Birçok Kürt öğrenciyle tanışır. Ancak bunlar arasında biri vardır ki, Anter bu kişiyi hep sevgiyle anacaktır: Faik Bucak. Kendi halince Kürtçe şiirler yazan Faik Bucakın etkisiyle Anter felsefe öğrenimini yarıda bırakarak, Hukuk Fakültesine kaydını yaptırır. Bir süre sonra da şair Abdurahim Zapsu ile tanışır. Zapsunun kızı ile 11 Aralık 1944 yılında evlenir. Evliliğiyle Kürt geleneklerini sürdüren Musa Anter, 18 Ağustos 1945te doğan büyük oğluna babasının adı olan Anteri verir. Üç yıl sonra da 18 Ekim 1948�de Musa Anter�in bir kızı olur. Ona da halasının adı olan Reşê adını koyar. Üçüncü oğlu Dicle ise 30 Mart 1950�de dünyaya gelir. 30 Mart�ın Musa Anter için önemi büyük. Öğrenciler her yıl İstanbulda Dicle Gecesi düzenlemektedirler. Dicle�nin doğumu böyle bir geceye rastlıyor. Gecede müjdeyi alan Musa Anter eline mikrofonu alarak, oğlunun adını ithaf ettikten sonra Melaye Cizîrê�nin Feyzimiz Nil gibidir, ama biz Dicle ve Fırattız dizesini okur.
Her zaman olduğu gibi o tarihte de karanlık olmayan güçler onu takip ederler. Hatta MİT�in onunla ilgili raporunda, Musa Anterin İstanbul�daki evi, bir nevi Kürdistan Büyükelçiliğidir.�



Dicle Talebe Yurdu
İstanbul�da Kürt öğrenciler perişandır. Anter �Dicle Talebe Yurdu�nu açma girişimi içindedir. Yurdun başkanı Remzi Bucak�tır. Bir tüzük yazılır ve çalışmalara başlanır. İlkler belirlenir ve herkes bayrak ve silah üzerine yemin eder. Beyaz, kırmızı, yeşil ve kırmızının üzerinde sarı güneş şekli olan bir bayrak da eksik olmaz bu yemin töreninde. Beyaz barışı, kırmızı kan ve ihtilali, yeşil Kürt coğrafyasının bereketini imgeler. Örgütün adı ise �Kürtleri Kurtarma Cemiyeti� Örgüt tamam ama yayın organı eksik. Yayın organı �Dicle Kanağı�dır.
Musa Anter 1937, 1959, 1963 yıllarının türlü tezgahlarından geçtikten sonra bir de bakar ki bir parti kurulmuş: Türkiye İşçi Partisi. Partinin başkanı Mehmet Ali Aybar�dır. Yönetim kurulunda ise Behice Boran ve Sadun Eren gibi isimler vardır. Parti bir nevi enstitü gibi çalışıyor. Musa Anter�de �Kürt Sorunu� ile ilgili seminerler veriyor. 1965 yılında TİP seçimlere giriyor. Musa Anter�inde aday olması isteniyor. Musa Anter her ne kadar, �Ben yeni hapisten çıktım olmaz� diyorsa da Tarık Ziya Ekinci ve Nihat Sargın ısrar ediyorlar. Anter milletvekili adayı oluyor. Oluyor ama hapisten yeni çıkmış, parası yok. Derken Şahap Balcıoğlu�ndan bir haber alıyor. Aldığı haber sevindiricidir. Musa Anter�in cezaevinde yazdığı �Birina Reş� adlı piyesi İsveçte tercüme edilmiş ve bir ressam oyunun tasvirlerine göre tablolar çizmiştir. Anter�in eline üçbinbeşyüz lira geçer. Bu sefer başka bir sorun ortaya çıkar. Anter�in yerine yakın arkadaşı Canip Yıldırım liste başına getirilir. Hopalla der Anter ve sabahleyin bağımsız aday olarak seçime katılır. Seçim sonuçlanır Türkiye genelinde hiçbir aday Anter kadar oy almamıştır.


Anter TİPle ilişkisini kesmemiştir, ta ki 1971 yılında tutukluluğuna kadar. 1970te başlar tutukluluk dönemi
....Ziverbey Köşkünde ağır işkencelerden geçer.....
Sonra Diyarbakır DDKO davası... Sonra köye çekiliş... Sonra 20 Aralık 1979da Mardinde gözaltı...


Sonra 12 Eylül... Sonra son tutukluluk...
Yıl 1990 Diyarbakır E Tipi Cezaevi 35. koğuş... Hapisler, sürgünler, gözaltılar, tehditler ve 21 Eylül 1992, günlerden pazartesi ve kurşunlar...

Diyarbakır'da jitemcilerin silah saldırısı sonucu 22 Eylül 1992 tarihinde hayata gözlerini yumdu.




ESERLERİ

Hatıralarım
Musa Anter
Avesta Yayınları / Musa Anter Bütün Eserleri Dizisi

"
Hatıralarım
Cilt: 2
Musa Anter
Yön Yayıncılık / Ropörtaj-Belge-Anı-Biyografi Dizisi

Denilebilir ki Musa sen kim, bu anılarında geçen zatlar kim! Amma bence bu soru yerinde değildir. Çok kere fakir bir adam bir define bulur veya loto-toto'dan para kazanır ve aniden zengin olur. İşte ben de Zıvıng'ın mağaralarından aleme çıkınca o fakir gibi tesadüfen ve de şans mahsülü değerli şahsiyetlerle tanıştım. İşte bu anılarım, bulduğum bu definelerin mahsülüdür.
-Musa Anter-



AŞAGIDAKİ HABERİ YORUMSUZ VERİYORUM.

''''''JİTEM adına çalıştığını ileri süren PKK itirafçısı 45 yaşındaki Abdülkadir Aygan, yazdığı kitapta, yazar Musa Anter'i öldüren timde yer aldığını iddia etti.
EN BÜYÜK EYLEM MUSA ANTER CİNAYETİYDİ"

Gazeteci yazar Musa Anter'i öldüren timde yeraldığını iddia eden Aygan, bu timde Yeşil, Mustafa Deniz ve yine PKK itirafçısı olan 'Hogir' kod adlı Cemil Işık ile 'Şırnaklı Hamid'in yer aldığını öne sürdü.

Cemil Işık'ın önceden Musa Anter'i tanıdığını belirten Abdülkadir Aygan olayı şöyle anlattı:

"Hamit, Musa Anter'in kaldığı otele gönderilerek, 'Hogir sizi bir evde bekliyor' diyerek otelden çıkarttı. Ben ve Hogir, Seyrantepe'de bekliyordum. Yeşil ve Mustafa Deniz, bizden biraz ileride bekliyordu. Hamit Musa Anter'i getirecekti, Hogir de öldürecekti. Ancak, bir süre sonra siren sesleri gelince aracımıza binerek JİTEM'e gittik. Bir süre sonra Hamit gelince, 'İş tamam' dedi. 'Neden yanımıza getirmedin' deyince, 'benden şüphelenince yolda indirdim 'öldürdüm' diye cevapladı.''''''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bazid.forumdizini.com
eaSTBazid
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 24/05/09
Yaş : 27
Nerden : Güneşin İlk Doğdugu Yer Doğubayazıt

MesajKonu: Birkaç Resimi   Çarş. Ağus. 26, 2009 6:54 pm






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bazid.forumdizini.com
 
Musa Anter - Apé Musa
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bazid Forum Dizini Portal u Forum :: (¯`•._.•Kültür, Sanat, Edebiyat,Tarih•._.•´¯) :: Edebiyat Bölümü :: Biyografi-
Buraya geçin: